23.9.2008
Genel Başkan Veli Beysülen’in Emeklilerin içinde bulundukları sıkıntılarla ilgili yazılı basın açıklaması.
EMEKLİLER BU YILDA BAYRAM SEVİNCİ YAŞAMAKTAN MAHRUM BIRAKILDILAR.
8 Milyon 300 bin emekli, yaklaşmakta olan şeker bayramına buruk giriyor.
2008 yılı Eylül ayı aldıkları aylıklar, geçimlerini sağlamaya yetmeyen emeklilerin sıkıntılarının had safhaya ulaştığı bir ay oldu.
Başlayan Ramazan ayı, okulların açılması ve kış nedeniyle ortaya çıkan yakıt sorunu zar, zor ayakta kalan emeklileri kara, kara düşündürüyor. Çünkü, artık emekliler ülkeyi yöneten iktidarlar tarafından unutulup kenara itilen 2. sınıf vatandaş oldular. % 90’ı açlık sınırı altındaki aylığa mahkum edilmiş olan emeklilerin önemli bir kısmı yeniden çalışıyor. Bir başka deyişle aldıkları aylıkla geçinemeyen emekliler, sermayenin kar hırsına teslim olarak, kayıt dışı çalışmaya mahkum oldular.
Hükümet ise milyonlarca emeklinin insanca yaşaması için gerekli gelire sahip olmasını sağlamak üzere düzenlemeler yaparak emeklilere vefa borcunu ödemek yerine, geçinemediği için çalışan emeklileri cezalandırmaya hazırlanıyor. Bu nedenle 1 Ekim’de yürürlüğe girecek olan SSGSS yasasında çalışan emeklinin aylığından %35 kesinti yapılması düzenlendi.
Hükümet yetkilileri bunu emekliler çalışmasın, yerine gençler çalışsın diye yaptıklarını söyleyerek toplumu aldatıyor ve gerçek amacı gizliyorlar. Çünkü bu uygulama ile daha çok emekli kayıt dışı çalışacak ve ülkemiz kayıt dışı ekonomi cenneti haline gelecektir. Daha açık söylersek hükümet kayıt dışı çalışmayı teşvik ediyor.
Şimdi hükümete sesleniyoruz !
Türkiye’nin geçim koşullarını göz önüne alarak, insanca yaşamını sağlayacak aylık verdiğiniz takdirde hiçbir emekli çalışmayacaktır. Bilmelisiniz ki, yıllardır çalışıp emekli olduktan sonra geçinemediği için zorunlu olarak çalışan hiçbir emekli mutlu değildir. O zaman yapmanız gereken şey; çalışan mutsuz emeklileri cezalandırıp daha fazla mutsuz etmek değil, ülkenin yaşam koşullarını göz önüne alarak onlara hak ettikleri aylık ve sosyal haklar sağlamak olmalıdır. Bunu yapmadığınız sürece ramazan ayı dolayısıyla halkın manevi duygularının en üst düzeye ulaştığı şu günlerde fakir-fukara, garip- gurabaya sahip çıktığınız ve onları desteklediğiniz yönünde attığınız nutuklar havada kalacaktır. Biliniz ki, akşam karanlığında Pazar artıkları toplamaya, ramazan iftar çadırlarına, aş evlerine ve gönderdiğiniz sadaka yardımlarına muhtaç ettiğiniz milyonlarca emekliyi bu nutuklarınıza inandıramayacaksınız.
Emeklilerin içinde bulunduğu bütün bu olumsuzluklara rağmen, yıllık enflasyon rakamlarını dikkate alarak emekli aylığı arttırmanız gerçekçi değildir. Her yıl övünerek Türkiye’nin büyüdüğünü belirtiyor ve büyüme rakamları açıklıyorsunuz. Anlaşılan ülkemizde bölüşülecek pasta büyüyor. O zaman, emekli aylıklarının sadece enflasyon artışı dikkate alınarak arttırılması gerçekçi bir artış olamaz. Çünkü ülkedeki refah artışının emekli aylıklarına da yansıtılması gerekir. Bütün bunlar göz ardı edilerek toplumun en mağdur kesimlerinin başında gelen emeklilerin aylıklarının piyasadaki gerçek enflasyonu bile yansıtmayan enflasyon artışı kadar arttırılması, yıllarını bu ülkeye vermiş emeklileri yoksulluğa iten haksız bir uygulamadır.
Bütün bu nedenlerle hükümeti bir kez daha emeklileri yok sayan tavrından vazgeçmeye ve milyonlarca emekli ile ailesini mağdur eden politikalardan vazgeçmeye, ülkede yaşayan tüm yurttaşlara eşit ve adil davranmaya, bunun için öncelikle emeklilerin mağduriyetini gidermek üzere, emekli aylıklarının insanca yaşamayı sağlayacak seviyeye çıkarmaya, dini bayramlarda ve yılbaşlarında birer aylık ikramiye vermeye, okullar açıldığında okul yardımı, kış aylarında yakıt ihtiyacını karşılamak üzere de birer aylık yakıt yardımı vermeye, en önemlisi de emeklilerin sendikalaşması önündeki engelleri kaldırarak, emekliler adına sendikamızla toplu sözleşme yapmaya çağırıyoruz.